Putin'in Ukrayna'yı İşgalini Kınıyor ve Sivil Toplumu Barış İçin Örgütlenmeye Çağırıyoruz!

1388 imzalar

Eğer katılıyorsanız imzalayın

Putin'in Ukrayna'yı İşgalini Kınıyor ve Sivil Toplumu Barış İçin Örgütlenmeye Çağırıyoruz!
DiEM25 kampanyalarından haber almak istiyorum.

İmzalayarak, bu dilekçenin amacı doğrultusunda veri depolayabileceğimizi kabul etmiş oluyorsunuz. İstemedikçe haber bülteni almayacaksınız. Daha fazla bilgi için lütfen Gizlilik Politikamızı okuyunuz.

>> Putin'in Ukrayna'yı İşgalini Kınıyor ve Sivil Toplumu Barış İçin Örgütlenmeye Çağırıyoruz!

Putin'in Ukrayna'yı işgalini şiddetle kınıyor ve acil ateşkes, birliklerin Rusya Federasyonu'na geri çekilmesi ve Ukrayna egemenliğinin savunucularıyla dayanışma çağrısında bulunmaya devam ediyoruz. Bu vahşi savaş, yalnızca savaş çığırtkanlarına ve askercil güvenlikten yana olanlara fayda sağlıyor. Finlandiya'da NATO'ya verilen desteğin birdenbire artması ve Federal Almanya Cumhuriyeti'nin askeri bütçesindeki önemli büyüme bize bunu gösteriyor.

Bununla birlikte, zaten savaştayız, "barış" içinde yaşasak bile. Halka karşı, %99'a karşı, sürdürülen sürekli bir savaş. Şimdiye dek egemen güçlerin kapışmasında ölüme giden sıradan insanlar ile sürdürülen bir savaştayız. Fantezi imparatorlukları inşa etmek için sadece insanlık değil, yaşamın kendisi ve gezegen bir kaynağa indirgendi. Eşitsizlik ve iklim değişikliği toplumda hasara yol açmaya devam ediyor ve “savaş çıkaran” %1'lik kesim kazanıyor.

Sel, kar ve ateş birbirine karışırken, silah siparişleri kükrerken şampanya akmaya devam ediyor. İki trilyon ABD dolarlık bu endüstri, ölüm ve vergi öncesi kazancından memnun değil. “Büyük medya şirketleriyle” iç içe geçen bir yönetimleri var. Bu da savaş çığırtkanlığı gündemini daha da ileri götürüyor.

Savaşlar şöyle üretilir: Korku, açgözlülük ve paranoya ile sivil toplumlar çökertilir ve kendi toplumlarının tabanından yükselen ve -korumayı iddia ettikleri de dahil olmak üzere- herkesi terörize eden gangsterler tarafından yönetilir.

Reformist bir yaklaşım artık mümkün değil -ve her zaman olduğu gibi- halkın kendisi toplanmalı ve savaşı savunmaya son vermek için çağrı yapmalı!

 

Bu nedenle şunları talep ediyoruz:

 İlerici hareketler, savaştıkları meseleler üzerinde askeri-sanayi kompleksini hesaba katarak üyelerini militarizasyona karşı aktif olarak mücadele etmeleri için harekete geçirmelidir.

 Sivil toplum, barış için proaktif bir şekilde örgütlenmeli ve diğerlerinin yanı sıra şunları yapmalıdır:

o Denizaşırı askeri üslerin kapatılması ve tüm yabancı birliklerin ülkelerden çıkması için kampanya yürütülmeli -sevdiklerinize geri dönün!

o Kamu kaynakları ve özel fonların silah endüstrisine gitmemesi için kışkırtmalı - kandan kâr yok! o Silah üreten, taşıyan, lojistik destek sağlayan şirketlere ve benzerlerine saldırımalı – geçit yok, No pasaran! o Silah endüstrisini, lobicilerini ve destekçilerini halka göstermeli -artık gölgelerde saklanmak yok!

o Dünya çapındaki askeri ittifaklara katılımın sona ermesi için çağrı yapılmalı. Bu ulusüstü örgütler, demokratik kontrole tabi değildir ve yalnızca savaş çığırtkanlarına fayda sağlar. NATO/CSTO/CSDP aracılığıyla güvenlik yok!

o Kitle imha silahlarının ortadan kaldırılmasında ısrar edilmeli!

o Çatışmaya karşı barış merkezli seçenekler önerilmeli, çatışmaları şiddet olmadan yönetme konusunda ısrarcı olunmalı ve bir barış kültürü yaratılmalı. Kan dökülmeden ortak güvenlik!

o Her türlü nefret söylemi sona erdirilmeli ve toplu cezalandırma biçimlerine (toplumu olumsuz etkileyen kapsamlı yaptırımlar da dahil olmak üzere) karşı çıkılmalı.

 

Seçilmiş temsilcilerimiz bilinçli olarak insanlığa bağlılığı göz önünde bulundurmalı ve diğer önlemlerin yanı sıra şunları yapmaya başlamalıdır:

o Kamu politikası kapsamında şiddetsizliğe öncelik verip askeri harcamaları azaltmak ve kamu kaynaklarını gerçekten elde etmemiz gereken (ücretsiz toplu taşıma, ücretsiz ve evrensel sağlık hizmetleri, yerel yenilenebilir enerji üretimi gibi) sektörlere kaydırmak.

o Evrensel hakları, silahsızlanmayı ve kitle imha silahlarının ortadan kaldırılmasını destekleyen tüm uluslararası hukuk belgelerini imzalayıp onaylamak.

o Tarihin de gösterdiği gibi, halkı perişan eden ve insan haklarını ihlal eden geniş yaptırımlara ilişkin politikaya son vermek. Halk, sözde liderlerinin davranışlarından dolayı cezalandırılmamalı!

Bu dilekçeyi imzala